En Çok Ziyaret Edilen Otomobil İlanları
|
Maruti' nin yarı fiyatına Nano
Dünyanın en ucuz Otomobili TATA NANO Yakında Türkiyede .....
Haberin Devamı |
ÖTV indirimli Sıfır Km Otomobil Fiyatları
ÖTV indirimli Sıfır Km otomobil fiyaları web sitemizde yayınlanmaya başlamıştır. .....
Haberin Devamı |
MUHTEŞEM CABRİOLAR
Otomobil Z.com' un sizler için hazırladığı katalogda muhteşem cabrioların kısa bilgilerinin yanı sıra teknik verileri de yer alıyor. .....
Haberin Devamı |
Chevrolet Captiva' ya Sportif Ruh
Irmscher, gelecek ay düzenlenecek Cenevre Motor Show'da Chevrolet Captiva .....
Haberin Devamı |
MAZDA MX 5 MAKYAJLANDI
Mazda, mevcut üçüncü nesil MX-5’in, daha geniş kitleleri hitap edecek niteliklere sahip makyajlanan bir modelini piyasaya sürüyor. .....
Haberin Devamı |
Otomobil üretimi 5 yıl geriye gitti
Global krizin otomotiv sektöründeki etkisi devam ediyor. Otomotiv Sanayi Derneği’nin verilerine göre, ocakta toplam otomotiv üretimi .....
Haberin Devamı |
2009 VW PASSAT CC
Yeni Passat CC 42 bin 350 eurodan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu .....
Haberin Devamı |
|
|
|
|
Fiat Linea' ya Yeni Kan :
 Kompakt sedan olarak adlandırılan kasa çeşidi orta hacimli sedanlar için kullanılan bir terim. Binek otomobil piyasasının tek başına satış lideri olan bu kompakt sedanlara talep fazla olduğundan rekabette kaçınılmazoluyor.
Kompakt sedan sınıfına giren Fiat Linea, 2007' nin başlarında piyasaya çıkmış ve şu ana kadar 20.000 civarı satılmış. Bu pazarda bu satış rakamına ulaşan Linea, piyasaya 1.4 Fire Benzinli, 1.4 16V T-JET Turbo Benzinli, 1.3 Multijet' ten sonra şimdide güç arayanlar için yeni 1.6 Dizel Motorlu Linea' yı da satışa sundu. Linea yeniliği sadece 1.6 Dizel motorla yapmadı, bu motorla kullanılan 6 ileri şanzuman piyasadaki rakiplerinemeydan okuyor. 1.6 litrelik common rail teknolojisine sahip turbo dizel motorlu Fiat Linea 0' dan 100 km' ye 11saniyede çıkıyor.
Yeni 1.6 Dizel motorlu Linea' nın kalkışlardaki ataklığı ve çabuk hızlanma yeteneğigerçekten hem şehir içi hem de şehir dışında gerçek bir sürüş keyfi yaşatıyor. Daha önceki 1.3 Multijetle kıyaslama şansınız olursa aradaki farkı anlamanız pekte zor olmayacak.
Herzaman dediğimiz gibi; aracınızın markası ne olursa olsun kuralları ihlal etmeyin ;)
Keyifli sürüşler dileğiyle...
02 Mayıs 2009 Otomobil Z.com Editör Yorumları Kaynak göstermeden kullanılmaz...
Otomobil Alırken dikkat edilmesi gerekenler :
2. el Otomobil alırken, bütçeniz sizin için birinci sıradaysa o zaman değerlendirmeniz gereken dört ana faktör olacaktır. Bunlardan birincisi şüphesiz yakıt ekonomisi, ikincisi vergisi düşük bir araç tabiki bunun kriterleri var, üçüncüsü yedek parçasının bol ve ucuz olması, dördüncüsü piyasada satışı kolay bir araç olması. Tabiki bu dört maddeye uyan her aracı almak da doğru değil. Öncelikle aracın ihtiyaçlarımızı karşılayabilir özellikte de olması gerekiyor. Yani 6 kişilik bir aileyseniz sırf ekonomik diye küçük bir otomobil almanız veya iş amaçlı ekonomik diye küçük hacimli bir ticari araç almanız ve bu aracı haddinden fazla yormanız size kârdan çok zarar getirecektir.
Toparlamak gerekirse tabiki herşeyden önce bütçemizi düşünmemiz gerek ancak bunun yanında kullanılabilirlik etkenini de göz ardı etmememiz gerek ki bu da zaten doğrudan bütçemizi ilgilendiren bir faktördür. Şu unutulmamalıdır ki; aynı şartlarda beygir gücü yüksek bir araç beygir gücü düşük bir araçtan daha ekonomiktir. Motorunu zorladığımız her aracın hem motor ömrünü kısaltmış oluruz hemde normalinden fazla yakıt tüketmesini sağlarız. İşte bu yüzden araç alırken aracın gücününde ihityaçlarımızı karşılayacak kapasitede olması gerekiyor. Son olarak, almaya karar verdiğimiz otomobili kesinlikle bir motor ve kaporta ustasına göstermek hatta mümkünse bir usta eşliğinde test sürüşü yaptırmak gerek, aksi takdirde aldıktan sonra kötü sürprizlerle karşılaşabiliriz. Otomobilimizin markası ne olursa olsun emniyet kemerinizi takmayı unutmayın :) Kârlı alış verişler dileğiyle...
01 Mayıs 2009 Otomobil Z.com Editör Yorumları Kaynak göstermeden kullanılmaz...
Otomobilinizin Satışını Kolaylaştıracak Bilgiler :
İkinci el araç almak kadar satmakta büyük bir sıkıntı ve sorun, hele de şimdilerde bu kadar çeşit marka model varken aracımızı satmak iyice zorlaşıyor. İşte bu zorluklarda aracımızı satmak için yeni yeni çareler ararız.
En basit örnek vermek gerekirse aracımızı oto pazar ına götürmeden önce yıkayıp götürüyoruz.
Tabiki bu bir başlangıç; Özellikle 2.el araç satışlarının büyük bir bölümünün internet ortamından gerçekleştiğini göz önünde bulundurursak, oto pazar ına aracımızı götürmeden önce internette ilan vermeliyiz. İnternet ilanı verirken de mutlaka araçla ilgili bilgileri eksiksiz doldurmalıyız ve mutlaka ama mutlaka aracımızın en azından bir resmini de koymalıyız. İnternet oto pazar larında en çok ziyaret edilen ilanlar resimli ilanlardır.
Şimdi 1. aşama olan internet reklamımızı bu bilgiler doğrultusunda verdikten sonra şimdi gerçek oto pazarı na götürmeden önceki hazırlıklarımızı yapalım.
Genel olarak aracımızın Muayene, sigorta, kasko, egzoz emisyon ölçümünü gibi eksiklerini mutlaka yaptırmamız gerek. Araç alırken öncelikli sorulan sorulardır bunlar. Örnek vermek gerekirse ortalama 15.000 TL' lik bir aracınız var ve satacaksınız ama sigortasını yaptırmamışsınız, bu durumun aracınızla ilgilenen kişinin canını sıktığını hemen farkedersiniz. Bu yüzden aracınızla ilgilenen kişilerin canını sıkacak bu tip sorunları önceden halletmelisiniz.
Hazırlıklarımız bunlarla kalmamalı; Aracımızı mutlaka bir usta kontrolünden geçirmeliyiz, yağını suyunu, hidroliklerini, frenlerini muhakkak ki elden geçirmeliyiz. Hiç sorun çıkarmayan aracınız bir pakmışsınız ki oto pazar ında sizi ortada bırakmış, çok vahim bir durum ki bunun örneklerine hepimiz rastlamışızdır özellikle oto pazar larında. Böyle bir morel bozukluğuna meydan vermemek için gerekli kontrolleri de yaptıktan sonra, doğru oto kuaförümüze, tabiki bu size maliyet getirir diye düşünüyorsanız fırçayı hortumu elinize alacaksınız ama ben yine de bir oto kuaförünü tavsiye ederim. Hani derler ya " Çirkin Kadın yoktur bakımsız kadın vardır" diye işte bir oto kuaföründe içli dışlı bir temizlikten geçen araç gerçekten alımlı olur. Aracın deri aksamı parlatılır, kokular sıkılır, Pasta çekilir ufak tefek çizikler giderilir, boyası parlar.
Bir de unutmadan aracınızın koltuk döşemesi yırtık yada defolme olmuşsa aracınızın döşemesine uygun bir de kılıf almayı ihmal etmeyin. Belkide 50 liraya alacağınız bir kılıf aracınızın satışında bir etken olur.
İşte bunlar gibi tatlı rütuşlarla aracınızla ilgilenen kişilerin canını sıkacak ufak tefek sorunları ortadan kaldırmış olacaksınız. Aracınızın bakımlı olduğunu gören kişiler sizin araç konusunda titiz olduğunuza ikna olacak ve bu anlamda güven duyacaklardır.
Aracınızı ister yeni ister eski olsun kurallar aklınızda olsun. İyi satışlar.
06 Mayıs 2009 Otomobil Z.com Editör Yorumları Kaynak göstermeden kullanılmaz...
Otomobil de Yakıt Ekonomisi Nasıl Sağlanır? :
Bilindiği gibi günümüz otomobil tasarım ve motor teknolojisi Düşük yakıt ekonomisini de beraberinde getirmekte. Otomobillerde yakıtın büyük bir kısmı Otomobilin hava ile olan sörtünme ilişkisine harcanmakta diğer bir deyişle otomobilin Cw katsayısının küçük olması otomobilin daha az yakıt sarfiyatında bulunması Anlamına gelir.
Otomobilin Cw katsayısının azaltılması (otomobilin dış yapısının daha aerodinamik hale getirilmesi) otomobilde motor gücü (Hp) sabitken otomobilin daha yüksek hızlara çıkabilmesi veya istenilen hıza çıkması istenilen otomobilin motor hacminin daha da küçültülmesi anlamına gelir.
Otomobil Tüketicilerinin elbette otomobilin Cw katsayılarını düşürebilme imkanı yoktur, ancak Cw katsayısı düşük bir otomobil alma imkanı mevcuttur.Elbette ki yakıt sarfiyatını Fabrika değerlerinde veya yakın değerlerde tutmak otomobil tüketicisinin yapabileceği işlerden biridir, yani periyodik ve diğer bakımlar yapıldığı sürece yakıtı ekonomik biçimde kullanabilir. Öncelikle Benzinli otomobil lerde Distribütör ve parçalarının bakımı, distribütör kablolarının yenilenmesi, bujilerin periyodik olarak değişimi, karbüratör veya enjeksiyon bakımı, subap ayarlarının yapılması ve önemli bir hususta otomobile uyugun lastik seçimi. Dizel otomobillerde enjeksiyonların ve pompanın temiz olması gibi etkenler yakıtta önemli tasarruf sağlayacak etkenlerdir.
Önemli bir nokta ise otomobiliniz ister yeni ister eski olsun kesinlikle kaçak diye tabir edilen ve herhangi bir katkısı bulunmayan akaryakıttan uzak durunuz. Bir sefer dahi kullanıması otomobilinizde ciddi sorunlara yol açabilir. Mümkün olduğu kadar bildiğiniz istasyonlardan alınız, zira günümüzde kullanılan yakıtlar (kaçak akaryakıtlar hariç) bir çeşit deterjan katkılı olduğundan otomobilinizin yakıt deposundan tutunda silindir içerisine kadar katettiği tüm geçiş yollarını temizlediği için otomobiliniz için en ideal yakıt olacaktır.
11 Mayıs 2009 Otomobil Z.com Editör Yorumları Kaynak göstermeden kullanılmaz...
Türk Otomobil Sektörü :
Türk otomobil 1960’ ların başında üretilen Devrimi konu dışında tutarsak, 1968 yılında üretimine başlanan Anadol ile başladı. Kaportası fiber ve ployesterden oluşan Anadol 1198 cc’ lik Ford motarla Türkiye yollarına çıktı. Otosan tesislerinde üretilen otomobil 1986 yılına kadar seri olarak üretildi.
Tofaş ise 1968 yılında temeli atılan Koç Holding ve Fiat Grubu’ nun eşit hisse ile kurulan ve bu gün 400.000 adet/yıl kapasitesi bulunan Fiat’ ın dünyadaki 3 önemli tesisinden biridir. Efsanevi Murat 124, Murat 131 ( Murat 131 Şahin, Doğan, Kartal ) ilerleyen dönemde Şahin, Doğan, Kartal gibi kuş serisi üretimin devamı daha sonrası Tempra, Tipo gibi modellerin üretimini gerçekleştirmiştir. Bu gün Fiat’ ın bir çok modelinin üretiminin yanı sıra Fiat’ ın gözde modellerinden hafif ticari Fiorino ve sedan Linea model otomobilleri üreten tek firma ünvanına sahiptir.
1968 yılında Türkiyede faaliyete geçen, 1971’ de Renault, kimine göre reno markalı otomobiller Türk tüketicisi ile buluştu. R12 binek ve R12 SW ile devam eden üretim daha sonra R9 ve Türk tüketicisine Hatchback kavramını sevdiren R11 model otomobillerin üretimini gerçekleştirdi. Bu gün Clio, Megane II gibi modellerin üretimini yapmakta.
1990’ larda hızla gelişen sektör, Toyota ve Hyundai’ nin gelmesi ile renklenmiş oldu. Sabancı Grubu’ na bağlı 1990’ da kurulan ToyotaSa Şirketi ile 1994 yılında 7. nesil Toyota Corolla sedan ile başlayan üretim bu gün Corolla Verso ve Auris model otomobillerle sürmekte. Fabirka bu gün 150.000 adet/yıl kapasiteye sahiptir. Aralık 2005 yılı itibari ile toplam 500.000 adetlik otomobil üretime imza atmıştır.
1997 yılında kurulan Hyundai otomobil fabrikası ise H100 gibi ticarilerin yanı sıra Accent model otomobillerin üretimine devam etmektedir ve bu gün tesisin kapasitesi 125.000 adet/yıl dır.
Bu gün ülkemizde kurulu olan otomobil fabrikaları toplamda yıllık 1000.000’ in üstünde üretim kapasiteli tesislerdir. Bunun yanı sıra Güney Koreli Kia firmasının ülkemizde kurmak istediği 300.000 adet/yıl kapasiteli tesisin, yeterli destek bulamaması sonucu bir Avrupa ülkesine açmış olması da üzüntü verici.
Bir çok ülkenin ekonomisine lokomotif olan bu dev ve önemli sektör umuyoruz ki Ülkemizde de önemsenir. Artık dünya ülkelerinin otomobillerine hayran hayran bakmaktansa birazda dünyanın hayran olduğu otomobilleri biz üretiriz.
14 Mayıs 2009 Otomobil Z.com Editör Yorumları Kaynak göstermeden kullanılmaz...
Otomobiller ve insanlar :
Babalar ve çocukları arasındaki tek fark oyuncaklarının fiyatıdır. Otomobil kimimiz için sadece bir ihtiyaçken kimimiz için bir tutku olmuştur.
Çocukların oyuncaksız bir hayat düşünemeyeceği gibi biz yetişkinlerde otomobilsiz bir hayat düşünemiyoruz.
Otomobili ihtiyaçtan öte görmeyenler daha çok yakıt ve yedek parça ekonomisine, bütçeye ve ödeme koşullarının uygunluğuna, ergonomisine,
birazda rengine ve döşemelerine bakarken, otomobili bir tutku olarak gören kesim ise mümkün olduğu kadar bütçesini zorlayarak, yakıt ve
yedek parça ekonomisine aldırış etmeden, en güçlü ve mümkünse benzinli ve turbo olan modelleri tercih eder, öncelikle tabiki aracın
tasarımıyla ilgilenir bir de yanar döner bir renk ve deri döşeme oldumu almamak için bir bahane kalmıyor.
Sonuç olarak amacımız ne olursa
olsun otomobil bir ihtiyaçtır aslında. Kimimiz içimizdeki adrenalini yükselttiği için kimimiz işten eve otobüs derdi çekmemek yada hafta sonları
ailecek bir yerlere gitmek için isteriz otomobili, sonuçta tamamen ihtiyaçtan kaynaklı arzulardır ikiside. Hani kimine göre; otomobil insanın
kişiliğinin de aynasıdır diye, ne derece doğrudur bilinmez ama amacımız ne olursa olsun otomobillere ne açıdan bakarsak bakalım biz insan
oğlunun hayatına girdi gireli bu 4 tekerlek; onsuz bir hayat da düşünemiyoruz.
Aracınızı hangi maksatla alırsanız alın kuralları unutmayın...
Otomobil Lastikleri :
Otomobilimizin en paha parçalarından biri olan lastiklerimiz aynı zamanda otomobilin en uzun ömürlü parçalarından da biridir. Ancak bu uzun ömürlülük ülkemiz şartlarında standartların biraz altına düşmektedir. Peki otomobile lastik alırken gereken kriterlere dikkat ediyormuyuz yada var olan lastiklerimize gereken önemi veriyormuyuz?
Lastik deyip geçmemek gerekir aşınmış bir lastik kaza riskini arttırır, hava basıncı normalin altında ise otomobilimizin fazla yakıt harcamasına neden olur, hava basıncı normalden fazla ise yol tutuşu azalır vs. vs.
Peki bu kadar önemli bir parçayı alırken nelere dikkat etmeliyiz; Herşeyden önce lastik seçimi araca ve mevsime uygun olmalıdır ve tabiki çevre koşullarını da göz önüne almak gerekir. Lastik alırken muhakkak ki marka bir lastik almamız gerekiyor ve en önemlisi raf ömrüdür, yani uzun süre rafta beklemiş lastiklerden kaçının mümkün olduğu kadar yeni üretilmiş bir lastik tercih ediniz.
Lastiklerimizi kriterlere uygun olarak aldık, şimdide bu değerli yedek parçamızın bakımı ve kullanımına geldi sıra. Bu kadar değerli dediğimiz yedek parçamızın bakımı okadarda maliyetli değildir. En temel bakım her sabah otomobilimize binmeden aracımızın çevresinde bir tur atıp lastiklerimizi kontrol etmektir. Bu aynı zamanda can güvenliğimiz için de önemli bir kontroldür. Mutlaka aracımıza binmeden aracımızın sağını solunu en azından göz kontrolünden geçirmeliyiz. Lastik hava basınçlarını en fazla 15 günde bir kontrol ettirmeliyiz bu lastik ömrüne katkı sağladığı gibi yakıt ekonomimizede fayda sağlayacaktır. 15 günlük lastik bakımının dışında yine en fazla 3 ayı geçmemek suretiyle jantlarımızın balans ayarlarını yaptırmamız gerekir, balanssız dönen bir janttaki lastik aşımı normalinden çok daha fazladır bu da lastiğinizin ömrünün kat kat azalması demek. 3 aydan fazla olmamak üzere yaptıracağımız balan ayarının yanı sıra rot ayarlarını da unutmamamız gerek. Bu ayar da lastiklerimizin tırnak aşımınının hızlanmasını engelleyecektir.
Bu ayarların dışına Rotasyon dediğimiz yer değiştirme zamanı geldiği zaman kastiklerin yerlerini değiştirmemiz gerekir, bu değişim lastiğin bir tarafına yapılan sürekli basıncı yer değiştirme sayesinde diğer tarafada yaparak lastiğin tüm zeminini eşit şekilde kullanmış olmamızı sağlayacak ve lastiği daha uzun süre kullanmış olacağız. Rotasyon ayarı da size ekstra fazla bir maliyet getirmeyecektir.
Özetlemek gerekirse 15 günde bir lastik hava basınçlarını kontrol etmeliyiz ve 3 ayda bir de rot balans ayarına sokmamız gerekiyor. Bu kontrollerin dışında arasıra lastik aralarıona giren taş vb. parçaları çıkarmak ve rotasyon zamanlarınıda unutmamak gerekiyor ve başında da dediğimiz gibi otomobil üreticinizin belirlediği aracınıza uygun lastik ölçüleri dışına çıkmamanızda da fayda var.
Otomobil Terimleri ( En Temel Otomobil terimleri ) :
Aktif güvenlik unsurları: ABS veya Çekiş Kontrol Sistemi gibi tamamen sürücünün kontrolü altında ve sürücüyle doğrudan ilişkili olan güvenlik sistemleridir.
Aerodinamik: Otomobillerin rüzgara karşı direnciyle ilgilidir. Aracın aerodinamik yapısının iyiliği, rüzgarı en iyi şekilde yarabilmesiyle orantılıdır. Aynı şekilde aracın yere yakın oluşu da, rüzgarın aracın üst kısmından akıp gitmesini, böylece de daha fazla hız yapabilmesini, daha az yakıt harcamasını ve daha iyi yol tutmasını sağlar.
Benzinli motorlar: Yakıt olarak benzin ve benzinden türetilen yakıtlarla çalışabilen, buna göre dizayn edilmiş motorlardır.
"Boxer" motor: Silindirleri yatay olarak konumlandırılmış olan, yatık motorlardır. Bu tür motorların pozitif yönlerinden biri de, düşük ağırlık merkezine ve aerodinamik profile sahip olmalarıdır.
Coupe: İki bazen de üç kapılı olarak tasarlanan ve sert tavanlı, üstü açılmayan, dört ya da beş kişinin seyahat edebildiği otomobillerdir.
Concept otomobil: "Kavram otomobilleri" de denilen, henüz üretime girmemiş, muhtemelen de girmesi planlanmayan otomobillerdir. Bu araçlar, genel olarak gelecekte üretilmesi planlanan araçlarda kullanılabilecek teknolojik yeniliklerin sergilenmesi amacını taşır. Bu tür araçların çok azının üretimine karar verilir.
Dizel motorlar: Dizel yakıtı yani mazot ile çalışabilen motorlardır. Bu tür motorlarda, pistonu itecek patlamanın olabilmesi, mazotun iyi yanabilmesi için yakıt yüksek basınçlı enjektörlerle pompalanır ve yanma odasının daha fazla ısınması sağlanır.
Disk frenler: Bu tür fren sistemleri, ısıya dayanıklı materyallerden yapılan fren balatalarının, tekerleğe monte edilmiş diskleri sıkması prensibiyle çalışır. Disk frenler, kampana olarak bilinen sistemlerden daha iyi sonuçlar vermekte ve yüksek performanslı araçlarda da bu nedenle disk frenler tercih edilmektedir.
Elektronik Stabilite Programı: ESP kısaltmasıyla bilinen sistem, temel olarak aracın ani manevralarda savrulmasını önlemek amacıyla geliştirilmiştir. Sistem, aracın kaydığı yönü ve doğrultuyu algılayıcılar sayesinde belirleyip, gerektiğinde ilgili tekerleklerin frenlemesini veya bu tekerleklere daha fazla güç uygulanmasını sağlayarak dengenin bozulmamasını sağlıyor.
Egzost manifoldu: Motorun içinde yanma sonucu ortaya çıkan gazların dışarıya atılması için kullanılan ve egzost ile motor arasındaki bağlantıyı sağlayan sert boru şeklindeki parçalardır.
Fabrika verileri: Bir otomobilin performans, motor gücü, tüketim, lastik ebadı gibi unsurları hakkında üreticisi tarafından yürütülen testler sonucunda ortaya çıkarılan ve kataloglarında yer alan değerlerdir.
Fren Destek Sİstemi: "Break Assist System" olarak bilinen sistem, ABS'nin çalışması için gerekli azami fren basıncına, pedal üzerinde çok büyük kuvvetler uygulamaksızın ulaşılmasını sağlar. İdeal frenlemeyi sağlamak amacıyla son yıllarda üretilen otomobillerde standart olarak yer almaya başlayan sistem, durma mesafesinin kısalmasını da sağlıyor.
Gasoline Direct Injection (GDI): Tıpkı dizel motorlarda olduğu gibi yakıtın, yanma odalarına yüksek basınçlı pompalar (enjektörler) aracılığıyla püskürtülmesi prensibiyle çalışan benzinli motorlardır. İlk kez Mitsubishi'nin kullandığı sistem, gerek performans, gerekse de yakıt tüketimi ve daha az atık gaz konusunda büyük avantajlar sağlıyor.
Gray market (Gri pazar): Günlük hayatta çok az kullanılmasına karşın, genel olarak yakından tanıdığımız bir terimdir. Daha çok ithalat yapan galericiler için kullanılan terim, resmi ithalatçıların bilgisi dışında, aracın, bireysel olarak herhangi bir ülkeden ithal edilerek satılması anlamına geliyor. Bu araçlar, markanın resmi ithalatçıları ve üreticileri tarafından garanti kapsamına alınmazlar. Araçlar, genel olarak satın alındığı ülkenin özelliklerine göre üretildiğinden, arıza çıkarabilirler.
Hararet: Bir aracın çalışması sırasında motor içinde açığa çıkan sıcaklık ve bu sıcaklığın dengede tutulması veya düşürülmesi için kullanılan suyun radyatör içindeki derecesidir.
Hava soğutmalı motor: Aracın motorunda oluşan sıcaklığın, hava ile soğutulduğu motorlara verilen genel isimdir. Daha çok arkadan motorlu araçlarda kullanılan bu tür motorlarda soğutma, suyun değil havanın dolaşımıyla sağlanır.
Isıtma bujisi: Kızdırma bujisi olarak da adlandırılan bu sistem, dizel araçların soğukken kolay çalıştırılabilmesi için kullanılan bir düzenektir.
İçten yanmalı motorlar: Benzinli ya da dizel motorlar gibi, yakıtın güç oluşturmak amacıyla içeride yanması prensibine dayanan motor türüdür. Dıştan yanmalı motorlarda ise, yakıt, motor için gerekli gücü sağlamak amacıyla motor bloğunun dışında bir bölmede yanma gerçekleştirir. Örneğin eski lokomotiflerde kullanılan buharlı motorlarda gücü sağlayacak olan buhar, yakıt veya kömürün ayrı bir kapta yakılması sonucu açığa çıkarılır.
Jikle mekanizması: Benzinli motorlarda, motorun soğukken ilk çalıştırılması sırasında kullanılır. Karbüratörlü eski tip motorlarda rastlanan bu sistem, mekanik yani elle kumanda edilen ya da elektronik yani kendiliğinden devreye giren şekillerde bulunabilir. Prensipte jikle, karbüratörün hava kelebeğini kapatmak veya iyice kısmak suretiyle karışıma giren hava miktarını azaltırken, yakıtın akışını hızlandırıp zengin karışım elde edilmesini sağlar. Jikle, motor ısındığında elle veya elektronik olarak devre dışı bırakılarak, benzin harcamasının artamasının ve aracın aşırı zengin karışım nedeniyle boğulmasının önüne geçilir.
Kevlar: Daha çok yarış otomobillerinde kullanılan, hafif ancak dayanıklı olan elyaf içerikli bir maddedir. Aynı zamanda soğuk havalarda motosiklet yarışçılarının soğuktan korunmaları için üretilen giysilerde de kullanılır.
Kontrol paneli: Konsol olarak da adlandırılan, aracın iç kısmında tüm göstergelerin ve düğmelerin topluca bulunduğu bölümdür.
Lamine ön cam: İçinde plastik özlü lamine tabaka bulunan ve kırılma anında parçalarının dağılarak yolcu bölümüne geçmesini önleyen cam türüdür. Bu tip camlar, aynı zamanda aracın iç kısmını sıcaktan, sürücünün gözlerini ise güneşin kuvvetli ışınlarından karumak amacıyla renkli bir tabakaya da sahiptirler.
LPG: Likit, sıvılaştırılmış petrol gazının kısaltmasıdır.
Manuel şanzuman: Vites değiştirme işlemlerinin tamamen sürücünün kontrolü altında olduğu şanzuman sistemidir. Tekerleklere iletilecek motor gücünün miktarlarını daha iyi ayarlamak, yakıt tasarrufu sağlamak, aracın performansını daha iyi kontrol etmek açısından avantajlı olduğu yönleri bulunur. Son zamanlarda üretilen otomatik şanzumanlara, tıpkı manuel şanzuman gibi sürücünün kontrol edebildiği, ancak debriyajın kullanılmadığı seçenekler de eklenmektedir.
Motor yağı: Motor içindeki parçaların sürtünmelerini azaltarak, bu parçaların ömrünü uzatan veya motor içinde sürtünmeden doğan sıcaklığın artmasını engelleyen petrol bazlı sıvıdır. Sıcaklıkla birlikte özelliğini yitirmeye başlayan motor yağı, motor parçaları üzerindeki koruyuculuğunu kaybedeceğinden, parçaların da ömrünü kısaltabilmekte, motorun hararetinin artasına neden olabilmektedir. Sentetik olarak üretilmiş çeşitleri de bulunmaktadır.
NASCAR: Açılımı, National Association of Stock Car Auto Racing'dir. Amerika'da büyük ilgiyle izlenen ve güçleri 800 - 850 beygir arasında değişen motorlarla donatılmış araçların özel pistlerde kullanılmasıyla yapılan yarışları düzenler. İlk başlarda bu yarışlara katılan araçlar, hurda otomobillerin motorlarının güçlendirilmesiyle ortaya çıkarılıyordu. Şimdilerde ise bu araçlarda kullanılan karoseriler, fabrikalar tarafından özel olarak geliştirilip, imal ediliyor. Motorlar ise, özel olarak geliştiriliyor.
Normal benzin: Daha düşük oktanlı, ancak daha fazla kurşun içeren benzin türüdür. Genellikle karbüratörlü araçlarda kullanılmakta.
Opsiyon: Piyasaya çıkan otomobillerin, "baz" olarak adlandırılan en ucuz modelinde bulunmayıp, ancak ekstra ücret karşılığı alınabilen özellik ve aksesuvarlar için kullanılan terimdir.
Otomatik şanzuman: Vites değistirme işleminin, sürücü dışında, kendiliğinden gerçekleştiği şanzuman türüdür. Son dönemlerde piyasaya çıkan otomobillerde kullanılan otomatik şanzuman sistemlerinde, vites geçişleri tamamen elektronik olarak gerçekleşmektedir. Elektronik sistemler, uygun vitesi gaz pedalına basma derecesi, motor devri gibi unsurları gözönüne alarak saptamakta ve yakıt tüketimini bu yolla düşürmeyi amaçlamaktadır. Sürücü vitesi sadece ileri, geri, boş, park, sport gibi konumlara getirmek için kullanmaktadır. Otomatik şanzumanlar, debriyaj kullanmak zorunda olmayı sevmeyen veya istemeyen sürücüler tarafından tercih edilmekte.
Önden çekişli: Motor gücünün, sadece ön tekerlekler aracılığıyla yola aktarıldığı otomobiller için kullanılır.
Özel seri: Otomobil firmalarının, bir moda şirketi, önemli bir etkinlik, ünlü bir kişinin adına, özel donanımlar ve aksesuvarlarla sınırlı sayıda ürettiği araçlardır.
Pasif güvenlik unsurları: Aracın tasarımına eklenen ve yapısal özellikleri arasında yer alan, sürücünün kontrolünün bulunmadığı güvenlik unsurlarıdır. Örneğin kapı içi çelik barlar, takla anında sürücüyü koruyan çelik borular, darbe emici tamponlar gibi...
Perde havayastığı: Sürücü ile, önde ve arkada oturan yolcuların baş ve yan kısımlarının kaza anında darbelerden korunması amacıyla geliştirilen, ön camdan arka cama kadar boydan boya uzanan havayastıklarıdır.
Radyatör: Su soğutmalı motorlarda, çalışma sonucu ortaya çıkan hararetin, uygun sıcaklığa düşürülmesi için kullanılır. Motor bloğu içinde bulunan su kanallarından gelen sıcak su, radyatöre gelir ve burada pervane aracılığıyla soğutulur. Sıcaklığı düşürülen su, bir pompa racılığıyla yeniden motorun içine gönderilerek soğutma işlemine devam edilir. Suyun, motorun hararetini sağlıklı çalışabileceği bir seviyede tutabilmesi için pervanenin dönüş hızı, yeni otomobillerde otomatik olarak ayarlanır. Eski otomobillerde ise pervane, motorun devrine göre hızlanıp yavaşlamaktaydı.
Roadster: Genel olarak iki kişinin oturabileceği genişlikte üretilen, üstü tamamen açılabilen spor otomobillerdir.
S.A.E: Otomotiv endüstrisinde standartları belirleyen Otomotiv Mühendisleri Birliği'nin (Society of Automotive Engineers) kullandığı kısaltma.
Standart özellik: Otomobilin üreticisi tarafından fabrika çıkışı olarak üzerine takılan ve ekstra bir bedel yerine aracın fiyatının içine dahil olan ekipman ve aksesuvarların tümü.
Şaft: Aracın vites kutusu ile tekerleklere gücü dağıtan ve onların dönme hareketini sağlayan diferansiyel arasında bağlantıyı sağlayan parçanın adıdır.
Şasi: Araçların karoserisi hariç, diğer parçalarından oluşan ana bölümüne verilen addır. Aynı zamanda eski model araçlarda, karoserinin üzerine oturtulduğu bölüm için de şasi deyimi kullanılıyor.
Takometre: Motorun dakikadaki devir miktarını gösteren göstergedir. Devir saati olarak da bilinir. Genel olarak manuel şanzumanlı araçlarda, vites değişimlerinin, motorun çevirebileceği devir sayısına göre ayarlanabilmesini sağlamak için gereklidir. Motorun, maksimum devir sayısının üzerinde kullanılarak, ömrünün kısalmasını önlemek için de sürücüye uyarı görevi üstlenmiştir.
Transmisyon: Viteslerin de içinde bulunduğu mekanizma, motor tarafından üretilen gücün, tekerleklerce yola aktarılmasına yardımcı olur.
Ultra Düşük Emisyonlu Araç (ULEV): Emisyon, araçların çalışmaları sonucu çıkardıkları zararlı gazların miktarı olarak da açıklanabilir. Çevre kirliliğinin önlenmesi ve havadaki zararlı gazların azaltılması için de, bazı hükümetler tarafından düşük emisyonlar belirlenmiştir. İşte bu düşük emisyonları karşılayan ve işletimi sonucu havaya yok denecek kadar az zararlı gaz bırakan araçlara da Ultra Düşük Emisyonlu Araçlar denilmekte. Bu araçlar, genelde hidrojen, doğal gaz, elektrik gibi ağırlıklı olarak havayı kirletmeyen, alternatif yakıtlarla çalışan motorlarla donatılıyor.
Üstten ekzantrikli motor: Kam mili ya da bilinen adıyla ekzantrik milinin, motorun üst kısmında, silindir kapağında yer almış haline üstten ekzantrikli motor adı veriliyor. Son zamanlarda yüksek performanslı motorlarda üstte çift ekzantrik mili de kullanılmakta ve buna da kısaca DOHC adı verilmekte...
V Motor: Silindir bloğunun konumlandırmaları bir çok biçimde olabilir. Yatay, tek sıra veya V. Silindirlerin, birbirlerine göre 180 dereceden az açılarla, iki eğik düzlemde konuşlandırılmış türüne V motor olarak adlandırılır.
VVT: Türkçe açılımı Değişken Sübab Zamanlaması olan VVT sistemi, modern motorlarda kullanılan ve sübabların açılım zamanlarının otomatik olarak belirlendiği bir düzeneğe sahip. Bu tip motorlarda düşük devirlerde bile daha iyi güç ve performans alınabilirken, daha düşük yakıt tüketimine imkan sağlanıyor.
Wankel motor: 1950 ve 60'lı yıllarda Felix Wankel tarafından geliştirilen, şimdilerde ise daha teknolojik versiyonları sadece bazı Mazda modellerinde kullanılan bu motor, klasik motorlara göre üçte iki oranında daha az hareketli parçaya sahipti. İçten yanmalı olmasına karşın, daha farklı bir iç yapısı bulunuyordu. Yüksek motor devirlerine çıkabilmesi, daha verimli ve dayanıklı bir motor türü olmasına karşın, aşırı yakıt tükettiği ve karmaşık tekniği nedeniyle pahalı olacağı gerekçesiyle tercih edilmedi. Mazda'nın kullandığı motorlar ise oldukça geliştirilerek, sadece MX - 5 gibi performans modellerinde kullanılıyor. Motor, ömrü dolduğunda yenilenemediği için, tamamen yenisiyle değiştirilebiliyor.
Yağ filtresi: Motor yağının içinde zamanla oluşan artıklar ve pisliğin, yağlama sistemine yeniden karışmasını önlemek amacıyla kullanılır.
Aracımızın Yaz Bakımı :
- Soğutma sistemini kontrol edin
- Aracınızın soğutma suyunu gözden geçirin. Azalmışsa tamamlayın.
- Hortumların sızıntı yapıp yapmadığını kontrol edin.
- Termostat, soğutma fanı, devir daim pompası ve V kayışını denetleyin.
- Klimanızın bakımını ihmal etmeyin. Yazın en çok ona ihtiyacınız olacak.
- Klima gazının basıncını kontrol edin. Basınç azalmışsa yeniden dolum yaptırın.
- Frenler ihmale gelmez.
- Öncelikle fren hidroliğini kontrol edin gerekirse değiştirin.
- Fren balataları ve fren disklerini de gözden geçirin aşınan parçaları yenisiyle değiştirin.
- Motor yağına dikkat!
- Motor yağı azalmışsa tamamlayın, eskimişse değiştirin.
- Lastik basınçlarını kontrol edin.
- Cam suyunu tamamlayın
- Cam silecekleri ve fıskiyelerini kontrol edin gerekirse değiştirin. Eksilen cam suyunu tamamlayın.
Aracımızın Kış Bakımı :
Kış mevsimi sürücüler için en zorlu dönemdir. Öncelikle bu aylarda zamanda da otomobilinizin bakımını ihmal etmemeniz gerekir. Bu nedenle sizlere bir kaç faydalı öneride bulunmak istedik.
Akü:Otomobilin bütün sistemlerinin güç kaynağı olan akü kış aylarının en çok baş ağrıtan parçası. Çünkü akü kış aylarında gerek farların, kaloriferlerin ve diğer elektrik ihtiyacı duyan sistemlerin çok çalışması nedeniyle daha fazla yük taşıdığı için özelliğini yitirebiliyor. Bu nedenle akünün voltaj ve şarj gücünü ölçmek gerekiyor. Akü kapağı açılarak saf suya ihtiyaç duyup duymadığını öğrenmek mümkün. Gerektiğinde biraz saf su ilave edilir.
Antifriz:Artık yaz ve kış sürekli kullanılması önerilen antifriz radyatör soğutma suyunun donma ve ısınma derecesini düzenleyen bir kimyasal.
Antifriz boma metresiyle radyatör suyundaki antifrizin etkisi ölçülür. Gerekirse soğutma suyuna biraz antifriz ilave edilir ya da su tamamen boşaltılarak yeniden antifriz ve su eklenir.
Silecekler ve fıskiyeler:Yaz aylarında güneşin de etkisiyle deforme olan silecek lastikleri ve fıskiyeler çalıştırılarak kontrol edilmelidir. Eğer silecekler püskürtülen suyu iz bırakmadan temizliyorsa bir sorun yok demektir ancak iz bırakıyorsa lastiklerinin değiştirilmesi gerekiyor. Fıskiyeler de püskürtmede püskürtme yönünde bir sorun olup olmadığına göre ya temizlenmeli ya da ayarlanmalıdır.
Farlar:Kışın erken kararan hava nedeniyle yaz aylarına göre farlar daha fazla kullanılır. Farlar, iyi bir görüş için gerek yükseklik gerekse yan açılar olarak kontrol edilmelidir. Bir sorun varsa gerekli ayarlar yapılmalı ve ampuller değiştirilmelidir.
Lastikler:Otomobili ve dolayısıyla içindekileri yola bağlayan lastikler kış aylarında kilit rolü üstlenmektedir. Bu nedenle lastiklerin gözle ve ilgili cihazlarla diş derinliğinden yüzeyine kadar kontrolleri yapılmalıdır. Eğer lastikler kış koşullarında sorun çıkaracak gibi görünüyorsa mutlaka değiştirilmelidir.
Frenler:Aracın güvenliğiyle ilgili bir önemli nokta da fren balataları. Bunlar kış öncesi kontrol edilir ve gerekiyorsa değiştirilmelidir.
Motor yağı:Aracın kalbi olan motorun verimli çalışabilmesi için çok önemli bir rol üstlenen motor yağının da kış başlamadan önce kontrolünde fayda var. Eğer yağ çubuğun üzerinde belirtilen sınırların altındaysa mutlaka ekleme yapılmalı ya da periyodik değişim Silindir Hacmisi geldiyse yağ değiştirilmelidir.
Hava filtresi:Yanma odasına giden havanın süzgeci rolünü üstlenen hava filtresi yaz aylarında artan toz miktarıyla birlikte daha kısa ömürlü olabilir. Bu nedenle hava filtresi de kontrol edilerek gerekiyorsa değiştirilmeli ve yanmanın daha sağlıklı olması sağlanmalı.
|
|
|
Site
İstatistikleri |
Sitemizde Toplam (1586) Kayıtlı Üye ve (1034) Aktif Araç İlanı Bulunmaktadır. |
SAHİBİNDEN
Otomobil Z.com' da; Sahibinden Oto ilanları ve galeriden oto ilanlarının yanı sıra 0 km fiyatlarada ulaşabiliyorsunuz. Otomotiv Plazalarından güncel olarak aldığımız 0 km fiyatları sizler için tek bir kalemde toplamaya gayret göstermekteyiz. Sahibinden oto |